Liglerimiz başladı. Başladı başlamasına da, daha ilk haftadan futboldan çok, futbolumuzu konuşacağımız apaçık ortada. Sahalarımız, takımlarımız, futbolcularımız, hakemlerimiz, seyircilerimiz, antrenörlerimiz ve pek tabii içerisinde bulunduğumuz ve herkesin en büyük derdi, Covid-19 belasının futbola etkisi…. İlk haftadan futbol iştahınızı pek de kaçırmak istemiyorum. Bu sebeple, YAK - YEŞİLOVA maçını konuşarak başlamak en doğrusu olur. Maçın daha ilk dakikalarında, Yeşilova’nın daha bir organize, ve de mental olarak hazır olduğu, bulduğu 3 net gol pozisyonundan belliydi. Mustafa Salk’ın pozisyona giriş becerisinin yanında, bitirici vuruşu veya doğru tercih hakkını daha iyi yapabilseydi, Yenicami için maçın başından işlerin ters gitmesine sebep olurdu. İki takımında, 4 – 2 – 3 – 1 dizilişini tercih etmesi, bencede doğru karardı. Ve iki takımda, bu dizilişi sahaya yayma isteyişi görsel olarak belliydi. Fakat iki takımın ilk yarıdaki en belirgin özelliği, ofansif yanlarının farklılığıydı. Özellikle Yeşilova’da Bily’nin baskılı oyunu, ve Mustafa’nın kontra ataklarda onu desteklemesi, Yenicami’yesıkıntılı anlar yaşattı. Nitekim de Mustafa etkili oyununu bir gol ile taçlandırmayı bildi. Çok iyi biliyorum ki, Yenicami’ninyıldız stoperi Serhan, sahaya büyük fedakarlıkla çıktı. Son oynadıkları Süper Kupa maçından süre gelen sakatlığı, Serhan’ın ikinci yarıya başlayamamasına sebep oldu diye düşünüyorum. Benim kendi düşüncem, Çağan hocanın direk hiç oynatmamayı düşünmesi daha doğru olabilirdi. Kaldı ki, her depardan sonra, kasığını tutması sakatlığının diğer haftalara da sarkabileceğinin belirtisiydi. Bence ilk yarıda ofansif yönde, Yeşilovanın daha etkili olmasına biraz da bu durum etken oldu. İkinci yarıda, Serhan’ın oyundan alınması, Yenicami’ye defansda daha bir direnç ve dinamiklik getirdi. Deyim yerindeyse, Hascan’ın ipleri eline alması, ve takımdaki pas organizasyonu ve pas geçişini sağlaması, oyuna denge getirdi. Ve bu seferde, ilk yarının aynı olarak, ibre Yenicami’ye döndü. Zaman zaman şuursuz ve riskler alarak olsada, Yenicami rakip kalede pozisyonlar buldu. Zaman zaman bu ataklardan kazandığı toplarla, hızlı kontratakla boş alanlar yakalayarak pozisyonlar bulan Yeşilova, gol bölgelerinde sönük kaldı. Tam maç artık böyle biter diye düşünülürkende, bana göre sahanın, en iyi futbol aklına sahip kişi olan Hascan, skoru belirleyen golu atarak, o da iyi oyununu golle taçlandırd. Ve neticede ! Bana göre, iki takımda birer yarı özde, birer yarı sözde kazanmak istedi…. Muhakkak ki, sözlerimin ilk başında da deyindiğimfutboldan çok, futbolumuzu konuşacağımız konusuna değinmek gerekirse. Öncelikle şunu söylemem lazım ki. Covid-19 önlemleri bir daha gözden geçirilmesi, ve yeniden düzenlenmesi kanısındayım. Kontrolleri bırakın, son 15 dk. Giriş kapılarının tamamen açık ve de kontrolsüz olması, zaten alınan tüm önlemlerin traji komik bir duruma düşmesine sebeptir. Diğer yandan dikkat ettim ki, sahanın birçok aydınlatma lambası çalışmıyordu. Eminim ki, profesyonel bir ölçüm yapılsa, sahada maç yapılması sakıncalı olurdu. Devre arası, sporcularla hakemlerin aynı kapıdan, soyunma odalarına gitmesi ise, tam bir facia sebebi. Nitekim ikinci yarı çıkan istenmeyen olaylar, ilk yarı olsaydı, hakemleri aynı kapıdan çıkabilmesine herhalde imkan olmazdı. Çok çok üzülerek dile getirmek istiyorum ki, 1 sezonluk ara, yanlızcafutbolcularımızı değil, hakemlerimizi de çok etkilemiş. Bilemiyorum, belki de maçın salıkla bitmesi adına, hiç kimseyi oyundan ihraç etmek istemeyen Umut hoca. Uygulanması gereken birçok kuralı, görmezlikten geldi, veya gerçekten görmeyip, dördüncü hakemin uyarmama hatasından yanlışa düştü. Bir iki cümle de, takımlarımızın teknik ekipleri için söylemek istiyorum. Unutulmaması gereken en önemli şey, bizler sahadaki futbolcularımızın aynasıyız. Bizim yapacağımız her hareket, onlara göstergedir. Evet kazanmak güzel, fakat herşeye rağmen kazanmak isteyen olmayın….
Diğer Sporlar
Yayınlanma: 18 Eylül 2021 - 08:25
SÖZDE DEĞİL, ÖZDE İSTEMEK…
Diğer Sporlar
18 Eylül 2021 - 08:25









